"olmadı" dedim,"yine olmadı, tam olacak sandım bu sefer ama yine beceremedim, yine kaçırdım mutlu olma fırsatını.." mutsuzluğu kendime bu kadar yapıştırabildiğim için kocaman bir azar işittim karşılık olarak. aradan 1 saat filan geçmişti ki kapım çaldı, 1kio çilek, cevizli garip bir peynir ve iki kocaman buket papatyayla karşıma dikilmişti. şehrin bi ucundan te öbür ucuna moral aşılamaya hiç üşenmeden kalkıp gelen böylesi kocaman bir adamı içimde nerelere sığdırsam bilemedim ben.
ne de güzel göbekler attık karşılıklı, ne de güzel sohbetler ettik, ne de güzel yemekler yaptık...
zaten biz ne zaman bir araya gelsek herşey ne de güzel pek de güzel hep de güzel....
ay lav yu meeen! :)